Akıl nedir?

İnsanın düşünme, anlama ve tedbir alma yetisidir. Bilimin bütün dallarında ve günlük hayatta insan ancak düşünerek, tartarak karar verebilir. İşte insanların bu şekilde düşünerek kararlar vermesine «akıl yürütme» (istidlal) denir.

Akıl yürütme, düşünmenin en önemli elemanlarından biridir. Hükümler, iki fikir arasındaki ilgiyi belirtir. Akıl yürütme ise iki hükümden yeni bir hüküm çıkarmaktır. Akıl yürütme: «dedüksiyon», «endüksiyon» ve «analoji» olmak üzere üç çeşittir. Dedüksiyon, genel hükümlerden özel hükümler elde etmeye yarar. Endüksiyon, özel hükümlerden genel hükümler çıkarma şeklinde yapılan akıl yürütmedir. Analoji ise bilinen benzerlerden bilinmeyenlerin çıkarılması usulüdür.

En önemli gerçek, aklımızın, düşünce ve davranışlarımızın hakemi olmasıdır. Soyut bir kavrama nasıl olur da hakemlik görevini veriyoruz derseniz, öylesine pek çok soyut kavram vardır ki insan yaşamını ve ramların yorum ve sorgulamaları tüm zamanlarda az kişi tarafından işlenmiş ve fakat çok kişi tarafından anlaşılamamıştır. Bir "en iyi" kavramı antik dönem düşünürleriyle başlamış ve yüzyıllarca tartışılmış ama hiçbir kesin sonuca ulaşılamamıştır.

Zaten felsefenin açıklamasını yapan bir antik dönem filozofu, "felsefenin başlangıcı şüphe, gelişmesi sorgulama, sonucu belirsizliktir" derken, bir anlamda, felsefi her konunun dünya var oldukça tartışmasının süreceğini belirtmiştir. Akıl, söylemlerimiz daha çok bireylere yönelik olduğundan, karşımıza "akıllı" şekliyle çıkar. Akıllı; gerçekleri iyi gören ve ona göre davranan kişi ise, bu durumda aklı elde etmek için de, gerçekleri en iyi görmeye çalışma tutumudur diyebiliriz. Aklın tohumu doğuştan insanlara verilir, ürünü ise bireylerin kapasitesine göre değişir.

Bu kapasiteyi belirleyen bizim istencimiz, irademizdir. Her insanda var olan akıl, değişik ölçülerde kullanılmasından, bazı insanlara "daha" sıfatı yakıştırılır. En az kullanabilenlere de deli diyoruz. Aslında delilik, öteki'nin yorumudur. Deli dediğiniz, kendi doğrularına göre akıllıdır. Kendi doğruları ise, bilgi ve düşünme yetisinin azlığından kaynaklanan bir fakirliktir denebilir.

Birey, gerek kendi iç dünyasını, gerekse yaşadığı olaylarıve genel olarak da dünyayı değerlendirmeye yönaldiği zaman, aklı oranında ilgilenebilecektir tüm bunlarla. Tutarlılık bilgiden, bilgi düşünmekten düşünmekse akıldandır. Tutarlı bilgi için düşünmenin varlığı; tutarlı düşünme için ise aklın varlığı koşuldur. Çevremizdeki her, ama her şey, bizleri düşünmeye yöneltmelidir. Düşündükçe, aklımızı da kullanarak, en iyiyi, gerçek doğruları bulabilme yetisini kazanmaya başlarız.

Aristoteles, "zevkin değil, acısızlığın peşinden koşar akıllı kişi" derken, akıllı kişinin hazzı değil, acısızlığı hedeflemesi gerektiğini belirtir. Aristoteles'in genel olarak yaşamı değerlemesinin temelinde bu üğreti yatar: acısızlığı hedeflemek ve ona yönelmek. Akıllı kişinin yapması gereken şey olarak verir bunu. Aklı başındalığın bir erdem olduğunu, bilgi olmadığını söyler.

Akıl nedir? (Felsefe)

İnsanların, zihinsel faaliyet yoluyla nesnel dünyayı çeşitli bağlanıldıkları, genel yasal düzenlilikleri ve çelişkileri içinde, yani kendi bütünlüğü içinde kavraması ve düşüncede yansıtması anlamına gelen felsefi kavram. İlerici burjuva felsefesinin Bacon’ ın Hegel’ e kadar uzanan tarihinde akıl kavramı, kesin bir tanımı yapılmamakla birlikte, olağanüstü önemde bir rol oynamış genellikle, insanındoğa ve toplum üzerinde akla dayalı bir egemenlik kurma olanağını felsefi bakımdan temellendirmek isteyen burjuva düşüncesinin ifadesi olmuştur.

Ayrıca, yükselmekte olan burjuvazinin, pratik ve teorik sınıfsal çıkarlarını gerçekleştirmesinde ona ayak bağı olan her şeyi, akıl-dışı (irrasyonel) ilan etmeye ve ortadan kaldırmaya yönelik düşüncelerinin ve çabalarının da genel bir ifadesi olmuştur. Akıl kavramı, dar anlamda, yalnızca bilgi teorisi çerçevesi içinde ele alındığında uslamlama yetisi kavramından ayrılır.

Bu ayırım, Kant ve He gel tarafından gözetilmiştir. Kant3m felsefesinde akıl, uslamlama yetisi’ ne göre «daha yüksek düzeyde bir bilgi edinme yetisidir». Hegel ise, aklı diyalektik düşünme olarak görmüş, onu, soyut ve biçimsel düşünme düzeyinde kalan uslamlama yetisi’ nin karşısına koymuştur. Diyalektik maddeci görüş açısından bu ayırım, yalnızca kendi içinde ele alındığında, belli ölçüde bir anlam taşır.

«Hegel’ in yalnızca diyalektik düşünceyi akla uygun sayan bu ayırımı bir ölçüde anlamlıdır. »(Engels) Diyalektik düşünce bakımından akıl, yalnızca soyut kavramlarla işlem yapmakla kalmayıp, aynı zamanda kavramların ve onların bağlanıldıklarının karakterini de göz önüne aldığı için, uslamlama yetisinden daha geniş kapsamlıdır. Ne var ki akıl ve uslamlama yetisi kavramları, Marksçı metinlerde çoğunlukla anlamda kullanılırlar.

Cümle içinde kullanımı

Bu aklı size kim verdi.
Akıl yaşta değil baştadır.
- Atasözü
Adı aklımda kalmadı.
Hala aklımda o tufan yağmuru.
- C. Sıtkı Tarancı
Şimdiki aklım olsaydı bu dükkanın yerine aç bir kahve!
- A. K. Tecer

Akıl kelimesinin ingilizcesi

adj. mental
n. reason, intelligence, wit, brain, mind, head, wisdom, bean, advice, comprehension, memory, chump, consciousness, gray matter, grey matter, headpiece, intellect, loaf, nous, prudence, psyche, sapience, strength of mind, senses.

Son eklenenler